TeknolojiYaşam

Elektrik Isıtmalı Yelek ve Üretim Ekonomisi

Isıtmalı yelek, bildiğimiz sıradan bir yelek; fakat imal edilirken, tıpkı elektrikli battaniye gibi onu giyeni ısıtıyor

Elektrik Isıtmalı Yelek ve Üretim Ekonomisi

Elektrik Isıtmalı Yelek ve Üretim Ekonomisi; özellikle ülkemizin ciddi anlamda bir darboğazdan geçtiği ve bu yazıyı kaleme aldığım şu zamanda, üretimden kopmanın bedelini millet olarak hepimiz ödüyoruz. Hiçbir şey üretmiyoruz. Üretebildiklerimizi de ya “Zarar ediyor” diyerek kapattık ya da sattık. Şimdi kimse bana “Siyaset yapıyorsun” demesin çünkü bu bir gerçek…

Kaldı ki şu an canhıraş Dolar’ın, Euro’nun düşmesi için çalışıyoruz. Nasıl düşecek? Hiçbir şey üretmiyorsun. Hiçbir albenin yok, tabi ki paran değer kaybedecek. Üstelik sadece Dolar ve Euro karşısında değil; bilakis elinde mızrak, gerisinde yaprakla yaşayan kabilelerin parası karşısında bile sürekli değer kaybedeceksin ki, zaten öylede oluyor.

Dünya üzerindeki tüm para birimleri karşısında, güneşi görmüş kar gibi eriyor Türk Lirası. Ah keşke yöneticilerimiz, gerçek itibarın saraylarda oturup, ejder meyvesi yiyerek kazanılamayacağını; binlerce araçlık koruma konvoyuyla şehir meydanlarından geçmenin, itibar namına ülkeye hiçbir kazanım sağlamayacağı gerçeğinin farkına tez elden varsa…

Bugün bu noktada üretmeyen toplumların yok olmaya mahkûm olacağını söylemeden geçemeyeceğim. Düşünün Mao yönetimindeki Çin, açlık ve sefalet yüzünden ölüyordu. Şimdilerde adet olan köpek eti, kedi eti veya fare eti gibi yiyeceklerin satılması yahut ta yenilmesi o günlerin açlığından kalma bir alışkanlık…

Bugün Çin dünya devi, bu kazanımı ise sadece üreterek elde etti. Sadece üretti. Her şeyi üretti. Çokça üretti, hızlıca üretti, devasa tesisler kurarak üreten tesisler üretti, hatta devasa fabrikalar üreten, fabrikalar üretti.

Burada rahmetle anmadan geçemeyeceğim. Prof. Doktor Necmettin Erbakan’ın otuz yıl boyunca “Fabrika üreten fabrikalar kuralım” fikrini ve tezini bu ülkede ondan başka kimse dillendirmeye bile cesaret edemezken, Çin bunu başardı ve kısa sürede karşılığını da aldı.

Oysa bugün biz hala sadece üretime muhtacız. Düşünsenize bu ülkenin düşünürü veya yazarçizeri bir kitap yazsa, onu basmak için Avrupa’dan gelecek kâğıda muhtaç. Neden? Çünkü ülkedeki bütün kâğıt fabrikalarını sattık. Avrupa’nın kâğıt fabrikalarına muhtaç kaldık. Bugün öğrendim ki 15 TL olan 500 yaprak A4 kâğıdı bile 50 TL olmuş. Çok şükür internet icat oldu da, A4 kâğıdına şimdilik muhtaç değiliz! Yoksa vay halimize…

Yok, arkadaş kimseyi kuru gürültü destekleyecek değilim, “Vatan, Millet, Sakarya” diye çığırarak gelende, gidende hep aldattı. Hep din istismar edildi. Allah’ın kitabını bir bayrak gibi meydanlarda sallayanlar, bir kez içindekileri uygulama gereği görmedi. Faizi yükselttiklerinde faiz; dünya gerçeği oldu, faizi düşürdüklerinde ise faiz bir nas oldu. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar riyakâr, ikiyüzlü bir siyaset görmedim.

Öte yandan kimsenin üretimle alakalı bir derdi de yok. Varsa yoksa kutuplaşma var, halkı partilere bölüp birbirine karşı kin duyurma, nefret duyurma ve birbirlerine karşı suç atma siyaseti var. Nefretten beslenerek oy alma ve büyüme eğilimi var. İşin kötüsü iktidar partisi de muhalefet partisi de bu hususta gerçekten başarılı…

Konudan biraz koptuk biliyorum, ama ülke insanının, beceriksiz ve iş bilmez yöneticiler eliyle düştüğü duruma, yaşadığı sefalete ve sanki yoksulluk kaderimizmiş gibi ısıtıp ısıtıp bunu önümüze sürmelerine, yine bu ülkenin bir ferdi olarak üzülüyor, rahatsız oluyorum

Avrupalı bir işçi bir aylık maaşıyla bu ülkede en lüks otellerde krallar gibi yaşayabilirken, bu ülkenin işçisi aldığı maaşla evinin kirasını ödeyemiyor. Bunun, bu durumun müsebbiplerine kızmamak, kusuru dış güçlerde aramak, akıl sınırlarını zorlayan bir davranış olsa gerek…

Yine konumuza dönmek gerekirse, ne olur üretelim, hem de her şeyi, çünkü bu asırda ülkeler silahlı istiladan çok ekonomik istilalarla diz çöküyor. Allah bize bu gerçeğin farkına varmış liderler nasip etsin. Çünkü ancak bu gerçeğin farkına varmış ve elini taşın altına koymuş bir lider, adil olur, cesur olur, candan olur, halktan olur, bizden olur.

Elektrik Isıtmalı Yelek ve Üretim Ekonomisi

Isıtmalı Yelek Nedir?

Efendim bu yelek, bildiğimiz sıradan bir yelek, fakat imal edilirken, tıpkı bir elektrikli battaniye gibi onu giyen insanı ısıtıyor. Muhtemelen şarjlı pillerle çalışan bu yelek; asker, polis için ideal bir giysi ve yine doğuda karda kışta yaşayan, böyle yerlerde bulunmak zorunda olan insanımız için bulunmaz bir nimet…

Nitekim çok soğuk havalarda, kalp hastalarının dışarı çıkması sakıncalı görülürken, böyle bir yeleğe sahip kalp hastalarının dışarı çıkma işi de mümkün hale gelmiş olur. Buradaki, hemen aşağıdaki videoda, yüksek adette ve fabrikasyon olarak üretilen yeleklerin bir hayli ucuz olacağını düşünüyorum.

Fakat bu yelekler Kore’de üretildiği ve ithal olduğu için halk tarafından kolayca ulaşılabilecek fiyatlarla satılmıyor. Dolar kuru malumunuz. Umuyoruz ki, böyle bir yeleği fabrikasyon üreten fabrikalarımız kurulur ve üretemediğimiz her şeyi biran önce üretmeye başlarız.

Isıtmalı Yelek Nasıl Yapılır?

YouTube video

Elektrik Isıtmalı Yelek ve Üretim Ekonomisi adlı konumuza son verirken, üretim ekonomisi ile ilgili başka videolar izlemek istiyorsanız, buraya tıklayarak youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

Keyifli Admin

Medeniyetimiz, ahlaki değerlerimiz ve bu vatan toprağı bizim için değer konmaz birer hazine niteliğindedir. Keyifli Bilgi yapabildiği kadar, sizlerin de desteğiyle bu hazinelerin hepsine taliptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Bize destek olmak ve siteyi doğru görüntülemek için, lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak sayfayı yenileyin.