YaşamGenel

İran Halk İsyanının Gerçek Sebebi Nedir?

Şii yayılmacı politikaları yüzünden dünyayı ateşe veren İran, şimdi yaydığı ve körüklediği ateşte kendi yanıyor!

İran Halk İsyanının Gerçek Sebebi Nedir?

İran Halk İsyanının Gerçek Sebebi Nedir? İran için için kaynıyor. Protesto hareketleri gittikçe artıyor. Bu eylemlere katılan halk kitlesi de gittikçe büyüyor. Bunun önemli sebeplerinden biri de polisin ve devrim muhafızlarının kendi halkına karşı orantısız güç kullanması, yine protesto eylemlerini bastırmak için kendi halkına kurşun sıkacak kadar zalim ve gözü dönmüş bir gaddarlıkla davranmasıdır.

Hangi hükümet hangi devlet olursa olsun, halkına kurşun sıkması, halkın istek ve taleplerini, halkın şikâyetlerini güç kullanarak bastırması, muhtemelen o hükümetin sonunun geldiğine dair bir göstergedir.

Açıkçası İran’ın yiyici ve zalim molla rejiminin sonlanmasını canı gönülden isterim. Çünkü hiçbir devlet halka rağmen ayakta kalamaz. Ayrıca devletin bekası, halkın bekasına tabidir. Halkın yaşatmazsan devlet yaşamaz.

İran Halkı Neden İsyan Ediyor?

Her zaman bardağı taşıran son bir damladır. Görünüşte başını kapatmayan bir kadın yüzünden ve bu kadının ölümü yüzünden başlatılan protesto eylemleri İran’ı kuşatmış durumdadır. Bu İran ve dünya için görünen bir sebeptir. Fakat gerçekte, halk isyanının bir çığ gibi büyümesinin nedeni, artan yoksulluk, vergiler ve fakirliktir.

Halk kahir ekseri, büyük bir yoksulluk içinde, buna karşın, İran’ın dini bütün mollaları varlık ve refah içinde yaşıyor. Rejim güya İslam rejimi, lakin Allah’ın bir kuluna bin pul, bin kuluna da bir pul düşüyor. İslam’daki adaletin, kardeşliğin, gelir dağılımının İran’da esamesi bile okunmuyor.

Para ve zenginlik belirli mihrakların, belirli güç odaklarının arasında dolaşıyor. Hâlbuki kesin bir kural vardır. Kâfir bile olsa, dinsiz bir devlet olsa bile adaletle yaşayan ve adaletle yaşatan devlet abad olduğu gibi, şeriatla yönetilen bir devlet olsa bile, orada adalet yoksa zulüm ve haksızlık varsa o devlet yıkılır.

İşte tüm bu haksızlık ve halka reva görülen fakirlik karşısında sokağa dökülen halk, her kesimden destek almış, sadece cumhuriyetçiler veya batıcılar değil, şeriatçılar, ehlisünnet Müslümanlar ve diğer etnik guruplar tarafından da destek görmüştür.

Ve yine aslen beşinci mezhep olan ve ehlisünnet Müslümanların kabul etmediği inanca sahip olan Şialar, ülkelerindeki molla rejimini İslam cumhuriyeti olarak adlandırmış olsa da İslam’la çok alakaları olmadığı bir gerçektir. Sokakta saçını açan bir kadını joplamak demek İslam demek değildir. İslam’ın adaletini, gelir dağılımını hakkaniyetle sağlayıp, haksızlığı, yolsuzluğu önlemek bir İslam devleti için birinci vazifedir.

Kimilerinin İran’daki bu durumu göstererek, İslam’ı karalama isteği, kimilerinin yine İran’ı göstererek, sanki İslam böyleymiş gibi, Müslümanları aşağılama tutumlarını elbette kabul etmeyiz. Müslümanlar olarak bizler, İran’daki akaid ve İslam’ı zaten sahih bir İslam anlayışı kabul etmiyoruz.

Düşünün, Adaletin kılıcı ve İslam adaletinin zirve ismi Hazreti Ömer’e hakaret ederek, onu karalayıp, ona buğz ederek, kim ve nasıl adaleti sağlayabilir ki? İran Hazreti Ömer’e buğz edeceğine onun adaletine sahip çıksaydı, bugün İran çok daha başka yerlerde olurdu. Üstelik hem kendi halkı nezdinde, hem de ülke dışındaki Müslümanlar nezdinde…

İran Halk İsyanının Gerçek Sebebi Nedir?

Fars Milliyetçiliğiyle Harmanlanmış İslam

İran’ın öteden beri dış politikalarında ve İslam’a yaklaşım şeklinde fars milliyetçiliği belirleyici faktör olmuştur. Hazreti Ömer’e kızmalarının, ondan nefret etmelerinin önemli sebeplerinden biride hazreti Ömer’in fars imparatorluğuna son vermesidir.

Adaletiyle dünyaya nam salmış Hazreti Ömer’den nefret etmelerinin önemli sebeplerinden biri budur. Kendi uyduruk argümanlarıyla ve münafık Yahudilerin etkileri ile icat edilen Şia ve Şia siyaseti, İran’ın kaynaklarını yok ederken, tüm dünya Müslümanlarının İran’dan nefret etmesine sebep olmuştur.

Tarih boyunca Müslüman olmayan hiçbir güce karşı savaşmayan ve İslam’ı savunmayan İran, söz konusu ehlisünnet Müslümanlar olunca, Şia yayılmacı politikaları devreye girmiş, İslam dünyasını kan gölüne çevirmekte bir beis görmemiştir.

Bugün Suriye’deki iç savaşın önemli aktörlerinden olan İran, tıpkı İran’da kendi halkına kurşun sıktığı gibi, Suriye’de de bir zalimle beraber olup, Suriye halkına kurşun sıkarak, Müslüman kanı dökmekten endişe etmemiştir.

İranın Yayılmacı Şia Politikaları

Elbette ki İran sadece Suriye halkına karşı bir savaş suçu işlemiş değil, İran aynı oyunu ırak halkı içinde yapmıştır. Bugün ırakta kurulan devlet, tamamen İran güdümlü Şia bir devlettir. İran elini uzattığı her yerde, problemin bir parçası olmuş, Şia anlayışını yaymak için tüm imkânlarını seferber etmiştir.

Öyle ki, Afganistan başka ülkelerden getirdiği Şia gençleri dolar karşılığında sadece Suriye’de değil, ırak ve benzeri ülkelerde de savaşa sokmuştur. Bugün Yemendeki iç savaşın bitmemesinin sebeplerinden biri yine İran’dır.

Yemendeki isyancı Şia husi hareketini destekleyen İran, böylelikle iç savaşı körükleyerek, kendi yayılmacı politikalarına hizmet etmiştir. Fakat ateşe benzin taşıyan İran, bugün kendi topraklarında baş gösteren isyanları bastıramamaktadır. “Etme kulum, bulursun zulüm” derken, başka ülkelerdeki iç savaşı körüklemenin, zalimle bir olmanın bedelini belki de ilahi adalet gereği kendi topraklarına yaşama zamanı gelmiştir.

İran’ın baskı rejimi sadece saçı görünenlere karşı değil, ehlisünnet Müslümanlara karşıda yıllar boyunca devam etmiştir. Dünyanın hemen hemen İsrail’de dâhil olmak üzere her ülkesinde ehlisünnet Müslümanların ibadet edebileceği bir cami açabilirsiniz. Fakat İran güya İslam cumhuriyeti olduğu halde, kendi ülkesinde ehlisünnet Müslümanların ibadet edeceği bir caminin açılmasına yıllar boyunca izin vermediği gibi, halada izin vermemektedir.

Ehlisünnet Müslümanların, sırf kendisi gibi düşünmediği için, sırf fars anlayışıyla harmanlanmış Şia mezhebine tabi olmadığı için ibadet hakkını engellemesi bile İran rejiminin gerçek manada bir İslam rejimi olmadığının, baskıcı ve zulüm rejimi olduğunun en önemli kanıtıdır.

Umuyoruz ve istiyoruz ki, Üzerine kurşun yağdırılan İran halkı; yolsuzluğa, haksızlığa, hırsızlığa dur der ve İslam düzeni adı altında her gayri meşru işin yapıldığı bu düzene son verir, İslam’ın gerçek manada yaşanayabileceği bir düzen kurar.

İran Mahsa Emini protestoları

YouTube video

İran Halk İsyanının Gerçek Sebebi Nedir? adlı konumuza son verirken, iran protestoları ile alakalı başka videolar izlemek isterseniz, burayı tıklayarak youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

Keyifli Admin

Medeniyetimiz, ahlaki değerlerimiz ve bu vatan toprağı bizim için değer konmaz birer hazine niteliğindedir. Keyifli Bilgi yapabildiği kadar, sizlerin de desteğiyle bu hazinelerin hepsine taliptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Bize destek olmak ve siteyi doğru görüntülemek için, lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak sayfayı yenileyin.