Dini Bilgiler

Ölüm Hakkında ve Ölüm Anıyla İlgili Hadisler

Ağızların tadını kaçıran, keyfi, zevki ve eğlenceyi kesen, ahiret hayatının bir kapısı olan ölümü unutmayın!

Ölüm Hakkında ve Ölüm Anıyla İlgili Hadisler

Ölüm Hakkında ve Ölüm Anıyla İlgili Hadisler; ölüm biz Müslümanlar için bir yok oluş, bir bitiş değil; bilakis sonsuza kanat açmaktır. Bir anahtardır ölüm. Kapıları açan bir miftah, bir anahtar mesabesindedir ölüm. Nitekim ölümün açtığı kapıyla kul için ta kıyamete kadar sürecek olan kabir hayatı başlar. Bu hayat ki, kişinin kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe olur, ya da cehennem çukurlarından bir çukur. Bunu belirleyen kıstas ise kişinin ameli ve Rab’bine olan kulluğu itaatidir.

Sonrası ise insanlığın yeniden dirilişi, Rab huzurunda hesap vermesi ve amellerinin karşılığında ya cennet ya da cehenneme gitmesidir. İnsan için bir üçüncü şık daha yoktur. Yok oluş yoktur. Ya sonsuz azap, ya sonsuz yaşam ve sonsuz rahmet vardır. Tabi birde günahı kadar azap görüp, sonrasında cennete gitmek vardır.

Biz bir Müslüman olarak, kul olarak hiçbir Müslümanın azap görmesini istemeyiz. Ve her duamızda ümmete dua eder, Resulullah (sav) ümmetini, cenabı haktan affetmesini niyaz ederiz. Belki bu dua hürmetine yine rabbimizin bu ümmet içinde nefsimizi, kendimizi yakınlarımızı da bağışlamasını umut ederiz. Hemen şimdi içince ölüm geçen kelimelerle derlediğimiz hadislere geçelim

Ölüm Hakkında ve Ölüm Anıyla İlgili Hadisler

Ölümle Alakalı Hadisler

01 – Aişe radıyallahu anh şöyle demiştir: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i, ölüm döşeğinde, yanıbaşındaki su kabına elini daldırıp yüzüne sürerken gördüm. O, böyle yapıyor sonra da “Allah’ım ölümün şiddet ve sıkıntılarına karşı bana yardım et” diye dua ediyordu. Tirmizi, Cenaiz 7.

02 – Ebu Ya’la Şeddad İbni Evs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Aciz kişi de, nefsini duygularına tabi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır” Tirmizi, Kıyamet 25. Ayrıca bk. İbni Mace, Zühd 31

03 – Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yere birtakım çizgiler çizdi. Sonra da çizgileri göstererek şöyle buyurdu: “Bunlar insanın istek ve arzuları, şu da onun ecelidir. İnsan hayal içinde yaşayıp giderken bir de bakar ki, en yakın ölüm çizgisi karşısına gelivermiş.” Buhari, Rikak 4

04 – Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz ölmeyi istemesin. Zira ölmeyi isteyen kimse eğer iyi biriyse, belki daha çok hayır ve iyilik yapar. Şayet kötü biriyse, olabilir ki, tövbe edip Allah’ın rızasını kazanmaya çalışır.” Buhari, Temenni 6; Müslim, Zikir 10.

05 – Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yedi (engelleyici) şey gelmeden önce iyi işler yapmakta acele ediniz. Yoksa gerçekten siz, unutturan fakirlik, azdıran zenginlik, her şeyi bozup perişan eden hastalık, saçma sapan konuşturan ihtiyarlık, ansızın geliveren ölüm, gelmesi beklenen şeylerin en şerlisi Deccal, belası en müthiş ve en acı olan kıyametten başka bir şey mi beklediğinizi mi sanıyorsunuz?” Tirmizi, Zühd 3

06 – Übey İbni Ka’b radıyallahu şöyle dedi: Gecenin üçte biri geçince, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyanıp kalktı ve şöyle buyurdu: “İnsanlar! Allah’ı zikredin! Yeri yerinden oynatan birinci sur üflenecek. Arkasından ikincisi gelecek. Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak. Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak.” Übey diyor ki, Hz. Peygamber’e: “Ya Resulallah! Ben sana çok salavat-i şerife getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?” diye sordum. “Dilediğin kadar” buyurdu.

“Dualarımın dörtte birini salavat-i şerifeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum. “Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur”, buyurdu. “Öyleyse duamın yarısını salavat-i şerifeye ayırayım” dedim. “Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur” buyurdu. Ben yine: “Şu halde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum. “İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için hayırlı olur”, buyurdu. “Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavat-ı şerife getirsem nasıl olur?” deyince: “O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar” buyurdu. Tirmizi, Kıyamet 23

07 – Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi: “Allahumme aslih li dinillezi hüve ısmetü emri ve aslih li dünyayelleti fiha meaşi, ve aslih li ahiretilleti fiha meadi, vec‘ali’l-hayate ziyadeten li fi külli hayr, vec‘ali’l-mevte rahaten li min külli şer: Allahım! Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım ahiretimi kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkân ver! Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip et!” Müslim, Zikir 71

08 – Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi: “Allahumme inni euzü bike mine’l-aczi ve’l-keseli ve’l-cübni ve’l-heremi ve’l-buhl, ve euzü bike min azabi’l-kabr,  ve euzü bike min fitneti’l-mahya ve’l-memat: Allahım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten sana sığınırım. Kabir azabından sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.” Müslim, Zikir 50.

09 – Cabir İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bir bedevi geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü! Kişinin cennete veya cehenneme girmesini gerektiren iki etken nedir?” diye sordu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Allah’a ortak koşmadan ölen cennete girer; Allah’a şirk koşarak ölen de cehennemi boylar” buyurdu. Müslim, İman 151

10 – Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Başa gelen bir sıkıntı sebebiyle hiçbiriniz ölmeyi istemesin. Eğer ölümü istemek zorunda kalırsa şöyle desin: “Allah’ım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece hayat ver. Ölmek benim için daha hayırlı olduğu zaman canımı al!” Buhari, Merda 19, Daavat 30; Müslim, Zikir 10

11 – Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim” demiştir: “Cenaze namazı kıldığınız zaman, ölen kimseye ihlasla dua ediniz!” Ebu Davud, Cenaiz 56

12 – Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zevkleri bıçak gibi keseni -ölümü- çok hatırlayın!” Tirmizi, Zühd 4.

13 – Aişe radıyallahu anh şöyle dedi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Kim Allah’a kavuşmak isterse, Allah da ona kavuşmak ister. Kim Allah’a kavuşmak istemezse, Allah da ona kavuşmayı arzu etmez” buyurdu. Bunun üzerine ben: “Ya Resulallah! Ölümü sevmediği için mi (kavuşmak istemez)? Öyleyse hepimiz ölümü sevmeyiz” dedim. “Hayır, öyle değil. Mümine Allah’ın rahmeti, rızası ve cenneti müjdelendiği zaman Allah Teâla’ya kavuşmak ister; işte o zaman Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Kâfire Allah’ın azabı, gazabı haber verildiği zaman Allah’a kavuşmaktan hoşlanmaz; Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz” buyurdu. Müslim, Zikir 14-17.

14 – Abdullah İbni Amr İbni’l-As radıyallahu anhüma’dan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, ölümünü, Allah’a ve ahirete inanmış olarak karşılasın. Bir de başkalarına karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın.” Müslim, İmare 46

15 – İbni Şümase şöyle dedi: Amr İbni As ölüm döşeğindeyken yanına gittik. Yüzünü duvara döndü, uzun uzun ağladı. Bunun üzerine oğlu: “Babacığım! Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sana şu müjdeyi vermedi mi? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem seni şöyle müjdelemedi mi?” demeye başladı.

O zaman Amr İbni As yüzünü bize dönerek dedi ki: “Ahiret için hazırladığımız en değerli azık “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” sözüdür. Hayatımda üç devir vardır. Bir zamanlar Resulullah’a benden fazla kin besleyen yoktu. Bir yolunu bulup da onu öldürmek benim en çok arzu ettiğim şeydi. Şayet bu haldeyken ölseydim, mutlaka cehennemlik olurdum. Allah Teâla gönlüme İslam sevgisini koyunca, Peygamber aleyhisselam’a gelerek: Elini uzat, sana biat edeceğim, dedim. O elini uzatınca, ben elimi geri çektim”

Bunun üzerine Resul-i Ekrem: “Ne oldu, Amr?” diye sordu. “Şart koşmak istiyorum” dedim. “Neyi şart koşacaksın?” buyurdu. “Bağışlanmamı” dedim. “Müslüman olmanın daha önceki günahları silip süpürdüğünü, hicret etmenin daha önce işlenen günahları yok ettiğini, haccetmenin daha önce yapılan günahları ortadan kaldırdığını bilmiyor musun?” buyurdu.

Artık Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den daha çok sevdiğim biri yoktu. Gözümde ondan daha büyük biri mevcut değildi. Ona duyduğum saygıdan dolayı gözlerimi kandıra kandıra yüzüne bakamazdım. Biri bana onu anlatmamı isteseydi, yüzüne doya doya bakamadığım için bunu yapamazdım. Şayet bu haldeyken ölseydim, cennetlik olmayı umabilirdim. Sonra öyle işlere karıştık ki, o işler karşısında halimin nasıl olduğunu bilemiyorum.

Öldüğüm zaman arkamdan ne ağıt, ne de ateş yakılsın. Beni gömdüğünüz zaman üzerime toprağı yavaş yavaş atınız. Sonra bir deveyi boğazlayıp etini taksim edecek kadar bir zaman kabrimin yanından ayrılmayın ki, siz yanımdayken yerime alışayım ve Rabbimin elçilerine nasıl cevap vereceğimi düşüneyim. Müslim, İman 192

16 – Husayn İbni Vahvah radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Talha İbni’l-Bera İbni’l-Azib radıyallahu anhüma hastalanmıştı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onu ziyarete geldi. (Çıkarken) şöyle buyurdu: “Talha’ya ölümün yaklaştığını görüyorum. Ölecek olursa bana haber verin; techiz ve tekfini işinde elinizi çabuk tutun. Çünkü bir Müslümanın cesedini ailesi yanında bekletmek uygun değildir.” Ebu Davud, Cenaiz 34

17 – Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ölen kimseyi peşinden üç şey takip eder: Aile çevresi, malı ve yaptığı işler. Bunlardan ikisi geri döner, biri ise kendisiyle birlikte kalır. Aile çevresi ve malı geri döner; yaptığı işler kendisiyle birlikte kalır.” Buhari, Rikak 42; Müslim, Zühd 5.

18 – İbni Ömer radıyallahu anhüma şöyle dedi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem benim iki omuzumu tuttu ve: “Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol” buyurdu. İbni Ömer radıyallahu anhüma şöyle derdi: “Akşama ulaştığında sabahı gözetme, sabaha kavuştuğunda da akşamı bekleme. Sağlıklı anlarında hastalık zamanın için, hayatın boyunca da ölümün için tedbir al” Buhari, Rikak 3

Ölümden Sonra Kabirde Yaşananlar

YouTube video

Ölüm Hakkında ve Ölüm Anıyla İlgili Hadisler adlı konumuza son verirken, ölüm ve kabir hayatı ile alakalı başka videolar izlemek isterseniz, buraya tıklayarak youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

Keyifli Admin

Medeniyetimiz, ahlaki değerlerimiz ve bu vatan toprağı bizim için değer konmaz birer hazine niteliğindedir. Keyifli Bilgi yapabildiği kadar, sizlerin de desteğiyle bu hazinelerin hepsine taliptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Bize destek olmak ve siteyi doğru görüntülemek için, lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak sayfayı yenileyin.